AŞK
AŞK
Kelam-ı dilde nihan, tarife perdesin aşk. Zar olmuş cümle cihan, derd ile dildesin aşk.
Firak ile ağlamış, kırk yıl naçar meydanda. Arafatta kavuşmuş, Adem'e özgesin aşk.
Ve dahi Havva bile, bayılmış vuslatında. Sen değilsin ya adem , sekr ile düştesin aşk.
Pervasız vurmuş Kabil, uğrunda ahdı bozmuş. Peygamber evladından, kan ile yerdesin aşk.
Nameye yazmış Belkıs, dil-i cihan Süleyman. Al götür pay-ı tahtı, melike serdesin aşk.
Cemalini lutfeyle, görüp şadan olayım. Kelamullah gözüne, şevk ile perdesin aşk.
Elma soymak marifet, göz Yusuf'a bakarken. Rüsva biziz Züleyha, kan ile düzdesin aşk.
Müsebbib-i eflakın, nurundan Uhud dağı. Tazim ile titreyen, güzide beldesin aşk.
Ehl-i beyt-in şehidi, Kerbela'da Hüseyin. Sakinesi ağlıyor, coş ile özdesin aşk.
Resül'ün gül yüzünü, görmek için şahlanmış. Muradına ermeyen, Veysel'e perdesin aşk.
Enel-hak feryadıyla, gölgeyi zatı sanmış. Mansur taşa ah demez, inciten güldesin aşk.
Gaiblerden bir adam, deve arar tavanda. Kayıp cana baharken, Ethem'e güzdesin aşk.
Taptuk'un kapısından, sokmaz eğri odunu. Yunus yanar içinde, kül ile közdesin aşk.
Leylanın mihrabında, zahiri görmez mecnun. Dervişin görmediği, göz ile çöldesin aşk.
Ahd-ı peyman eylemiş, sıdk ile Şirin yare. Dağları parçalayan, gürz ile eldesin aşk.
Bayezid-i divane, saltanatı unutmuş. Sultan sana pervane, tahtından özgesin aşk.
Veysel'in gülü toprak, dallarda çiçek sevmiş. Arz-u halin çaresi, saz ile sözdesin aşk.
Kudretim kafi değil, kelam bulsun nihayet. Mansur'a esti rüzgar, biçare yeldesin aşk.
Mansur İlhan Yakar
|